Ditto 2x
    • Gitarlarda Gövde Ağaçları

      Yukarda listelendiği gibi, gövde ağacı olarak kullanılabilecek, bir çok cins ağaç vardır.

      Bunları yukardaki liste ile, hızlıca şeklen de tanıtmak ve de özelliklerini yazmak isterim.

      1. Maun: (mahogany)

      http://i240.photobucket.com/albums/f...front_body.jpg

      Bu ağaç bir çok gitarda kullanılan bir gövde ağacıdır. Ağırdır. Bir çok cinsi vardır, yetiştiği bölgeye göre. Güney Amerika kıtası menşeili olanları günümüzde çok pahalı seviyelere gelmiştir. Ayrıca Madagaskar kaynaklı olanlar da epeyce arz açısından azalmıştır. Hint kökenliler daha ziyade bulunabilmektedir.

      Tonu koyu, basları ve tizleri daha yuvarlak, ve de midleri önde bir şekildedir. Ton olarak çok tercih edilen bir ağaçtır, özellikle yüksek gainli tonlar açısından, zira koyu ve de sağlam (ama biraz yumuşak) basslarının olmasının yanı sıra, tizleri biraz traşlanmış ve de midleri ileri itilmiş şekildedir.

      Ağır bir ağaçtır, ve de bu açıkçası ciddi bir dert yaratabilir.

      2. Akçağaç: (maple)

      http://i240.photobucket.com/albums/f...F-151648-1.jpg

      http://i240.photobucket.com/albums/f...ig_lespaul.jpg

      Tonu yukarda sap için tarif edildiği gibi, çok tepkili, tizi bası bol, midleri biraz geride, ve de sıkı bir şekildedir. Onun için 80lerdeki hard rock gruplarının epey tercih ettiği bir ağaçtır. Basslarının özellikle sıkı olması, tahmin edersiniz ki, bu cins müziklerde çok yararlı bir unsur olmakta. Bunun yanında, çok tiz bir sonuç ortaya çıkma durumu da, hiç öyle ender bir durum değildir. akçağaç gövdeli ve saplı gitarların tiz olmasından korkmak lazımdır.

      Akçağacın da cinsleri vardır. En makbulu Yugoslavya'dan gelenlerken, Kastamonu taraflarından çıkanlar da çok makbuldur. Amerika açısından, doğu ve batı olarak ciddi fark vardır, zira özellikle batıda ki yüksek seviyedeki yağmur oranı yüzünden, çok şekilli olsalar da, ton olarak doğu (hard rock maple) akçağacına göre daha az tizli ve daha az tepkilidir. Bundandır ki, her ne kadar çok yanar döner şekilli olsalar da, özellikle Les Paul şapka ağacı ve de diğer gitarların sap ağaçları olarak doğu tarafı tercih edilir. Elbette doğudan olup da, bir de şekilli ise, çok daha pahalı olmaktadır.

      Ağır bir ağaçtır, saatlerce sahne açısından pek de ideal olmadığı kesin.

      3. Kızılağaç: (alder)

      http://i240.photobucket.com/albums/f...trat-37K-3.jpg

      Nisbeten düz eq sahibi, her yola gelen, ve de yine nisbeten tepkisi az olmayan (akçağaçtan az, maundan fazla) bir ağaçtır. Ucuz ve de kullanımı yaygındır. Amerikan ve Meksika Fender'lerde aksi söylenmediği sürece, aldığınız ağaç kızılağaç olacaktır.

      Bu ağacın genellikle ağırlığı çok yüksek olmaz. Ama ağır örneklere de rastlanabilir. Fakat ortalama olarak hem maundan hem de akçağaçtan kesinlikle daha hafif ve de kullanım açısından rahat bir ağaçtır.

      4. Bataklık Meşesi: (swamp ash)

      Her ne kadar doku olarak dişbudağa (hard ash) benzese ve de onun akrabası olsa da, ciddi şekilde ondan farklı olan bir ağaç türüdür.

      http://i240.photobucket.com/albums/f...uhtelif026.jpg

      Ton olarak da, çok sıkı basslara tizlere sahiptir, midleri geridedir. Ve de sıkılık ve tepki açısından akçağaçtan bile fazladır benim bildiğim kadarı ile. En azından öyle hissedilir. Midlerinin azlığı bu gövde için önemli ve de ona talebin şekillenmesinde belirleyici unsurdur. Midleri yukardaki bütün ağaçlara göre geridedir. 50lerdeki strat ve teleler hep bu ağaçlardan üretilmiş vaziyettedir.

      Ve çok önemli bir diğer unsuru ise, hafif olmasıdır. Sahne açısından bundan daha iyi bir ağaç bilemiyorum, taşıma konusu bakımından.

      Ama kullanımda midlerin düşüklüğü dert yaratabilir, ki bunu gidermenin yolları da var, amfi ve pedal seçimlerini doğru yaparak.

      5. Dişbudak: (hard ash)

      http://i240.photobucket.com/albums/f...95fat-tele.jpg

      Yapı, doku ve ton olarak bataklık meşesine çok benzer. Tizleri ve bassları hatta daha da fazla, daha da sıkıdır. Tepki olarak en yüksek seviyelerde gezinir. Van Halen'ın I-4 arasındaki gitarı biliniz ki bu ağaçtandır. Ve Marshall Plexi'ler ile neler yapabiliyor olduğu da işin göstergesi.

      Ciddi bir problemi, dediğim gibi ağır olmasıdır. Sanmayın ki bu önemli olmayan bir şey, 10 senedir yukardaki gitarı kullanan birisi olarak size garanti edebilirim ki öyle değil!

      6. Ceviz: (walnut)

      http://i240.photobucket.com/albums/f...t0907-002s.jpg

      Ton ve ağırlık olarak akçağaca yakın, midleri dişbudak veya bataklık meşesi kadar geride olmayan, tepki ve sıkılık açısından ciddi seviyede yüksek olan bir ağaçtır. Basscılar çok sever. Tizleri akçağaca göre biraz daha geridedir, onunkiler kadar fazla değildir.

      Kötü bir yanı, ağırlığıdır. Ayrıca fiyatları da hiç az değildir, tüfek kabzalarına kullanım açısından en çok tutulan ve de prim yapan ağaçlardandır.

      Kısacası ağırlığı yanında, hem meyvesi hem de tonu çok güzel olan bir ağaçtır kendisi.

      7. Korina:

      http://i240.photobucket.com/albums/f.../88078_lg3.jpg

      Ton ve de yapı olarak Güney Amerika maununa çok benzeyen, Afrika kökenli bir ağaçtır kendisi. Bu aralar çok prim yapmıştır, hatta yukardaki gitar 7500 dolardı yanlış hatırlamıyorsam. Ağırlık olarak maundan daha hafif olması, ciddi bir avantajıdır. Gibson bu ağacı maun yerine 50lerin sonlarında 60ların başlarında Explorer ve SGlerde bolca kullanmıştır.

      8. Wenge:

      Egzotik ağaçlardandır, ve Afrika kökenlidir. Daha önce çalmadığım için yorum yapmam doğru olmaz.

      Renk olarak çok koyu kahve bir şekildedir:

      http://i240.photobucket.com/albums/f...ps4e848d31.jpg

      9. Koa:

      Bu konuda aramızda bulunan "forumumuzun lütiyeri" oyun sever Fatih Yılmaz'ın daha önce yazdıklarını çok daha isabetli olacaktır:

      Alıntı Mesajın aslı vigiliante tarafından gönderildi
      Alıntı Mesajın aslı StratoMaster tarafından gönderildi
      Fatih cidden öyle böyle değil. Yarım yamalak

      B
      Öyle bir cümleki nerdeyse çam devrilmiş diycem dilim varmıyo arada kalıyorum

      Değerli dostlar Koa ağacı , Akasya familyasından geliyor (tam adı acacia koa) hawaii adasında bolca yetişir, akasya ağacı türleri neredeyse tüm dünyada olmasına rağmen koa, hawaii kökenlidir. Rahat ve hızlı büyürler bilinen ilk ağaç tutkalları bu ağaçlardan elde edilir(m.ö. 1700) ayrıca mürekkep bazen kağıt yapımında da kullanılı, bu özellikleri bize lif yoğunluğu ve sertliği hakkında birçok bilgiler verir. Hareli yani desenli ağaçlar bilinenin aksine iyi ses vermezler, ama ağaçları değerleri malesef desenlerine göre belirlenir bu çok basit mobilyacılık mantığından ileri gelir. hareli-desenli-flame-tiger-quilted-curly bunlar v.b. birsürü tabirle betimlenen ağaçların genel özelliği şudur; ağaç kendi ağırlığından dolayı ezilir ve özellikle kök kısımına yakın yerlerde bu dalgalanmalar(ondülasyon) meydana gelir, yani yere eğildiğimizded göbeğimiz nasıl katlanıyorsa aynı şekilde "ondüle" olur. Burada ondüle olan kısımda su iletimine yarayan mikroskobik kılcal borular katlanarak kıvrımlı hava boşlukları oluşturur - bu da ses iletimini olumsuz yönde etkiler(not: pomela (hareli bir maun cinsi) ağaç hastalığı sonucu ortaya cıkabilmektedir. Yılan ağacı bu iki kategori dışında tutulmalıdır o ağaçta desene rağmen ondülasyon yoktur). Desenli ağaçlar (özellikle akustik enstrumanlar) kullanılan enstrumanlar kalibre -ölçülendirme yapılırken çok büyük ustalık isteyen noktalarıda beraberinde getirir, çünkü ortaya büyük bir handikap çıkmaktadır "Yoğunluk". İşte bu kavramdan dolayı tamamen aynı ölçüde ve tamamen aynı ağaçlardan yapılan enstrumanlar aynı sesi "vermez". Kalibrasyon yada ölçülendirme dediğimiz şeyi anlatacak olursak; genel olarak hep dış ölçülere bakarız ya , hani tel boyu -gövde kalınlığı - sap kalınlığı vs vs gibi, ölçülendirme ise iç uzunluklar ve iç friksiyonların gerektirdiği ve "Farklı malzemelerle aynı sonucu (hedeflenen üstün nitelikteki yada bir üst sonucu) yakalamaya yönelik yegane yöntemdir. Yani bir enstrumanı sadece desenine göre değerlendirmek yada şu veya bu iyidir diye tek bir ağacı secmek o ağaç üstünde soykırım yapmaktır. Değerli hocalarım Erol AKTI ve Cafer AÇIN' ın bir konuşmasına tanık olmuştum , hani derler ya en iyi bağlama oyma dut ağacıdır falan v.s. diye bi rivayet vardır, işte bunun üzerine bir konuşmaydı ve Cafer hoca ( ki psikonun allahı, önde gideni ve enstruman yapımında müthiş katkıları olan bir adam) sonunda biraz sertçe bağırarak bu cümleyi söylemişti ve üstüne şunu demişti "Beceriksizler, sen git ağaca dayan, ellerin boşa çalışsın" bu cümleyi ancak 4-5 yıl sonra algılayabildim ve ağırıma gitti( bu sözü bana söylememişti). Sonu olarak bakarsak arkadaşlar bir enstrumanın ağaçları-desenleri-aksamları-cilalarından daha önemli olan şe ise "ölçülendirmesi ve ölçülendirilmesidir". Bu yukarda anlattıklarım bir yapımcı için şu handikapı doğurur: Malzemede süreklilik, yani size bir ağaç gelir onunlar 1-2 enstruman yaparsınız ama o ağacı doğru kullanabilmek için o ağaçla en az 8-10 enstruman yapmanızı gerektirir. Çoğu tropik ağaçlar (koa-amarant-snakebean-madagaskar gülü-macassar abanozu) ithalatçı ve tedarikçi şahıslar-firmalar tarafından getilmediği için o ağaçlar üstünde yoğunlaşamazsınız. Yani yurtdışını arayıp yada mail order vererek enstruman ağacı almak (sipariş verilen yere göre değişir) ama % 60-70 kazıklanmaktır. Nedenleri: ağaç kütük olarak alınır ve ihtiyaç olan yerlerden uygun biçim ve ölçüde kesilir- yani adam sadece satmak için-daha çok desenli görünsün diye size uygun olmayan yada kalitesiz bir kesim yaparak yollayabilir bir tane almak sadece 1 seferlik işler ortaya koyar. Bu konuda benim takdir ettiğim kişi Ekrem abidir. Kütük olarak alır ve bir kütükten 4-5 enstrumana aynı anda başlar yapımcının öngörüsü korkunç biçimde gelişir.

      Görünüş aldatıcıdır, bu sözü bu alandada görmek mümkün...
      Hatta, buraya kliklerseniz, o zaman daha etraflıca bilgi edinebilirsiniz:

      http://www.gitarpedal.net/forum/view...&highlight=koa

      http://i240.photobucket.com/albums/f...Bilgi/n4xx.jpg

      Daha başka egzotik ağaçlar da vardır, siyah korina, zebrawood, vesaire. Ama onları bu giriş mahiyetindeki bilgilendirme dizininde paylaşmanın sanırım pek anlamı yoktur.

      B
      Bu yazının aslı şu forum başlığında yayınlanmıştır: Elektrik Gitarlarda Sap ve Gövde Ağaçları ve Onların Tona Etkileri Yayınlayan Dr. Barlo Mesajın aslını görüntüle
      Comments 2 Comments
      1. manualwah kişisinin Avatarı
        manualwah -
        Elinize sağlık keyifle okudum fakat hepsini okuyup da Ibanez'in demirbaşı olan ıhlamuru görmeyince şaşırdım.
      1. akustiksamuray kişisinin Avatarı
        akustiksamuray -
        Çok güzel ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Bu ve benzeri yazılara türkçe olarak ulaşmak da ayrı bir güzel.

    gitarpedal