Ditto 2x
    • Chis Poland Özel Röportajı

      http://www.tnt-audio.com/jpeg/ohmsm.jpg

      Merhabalar Chris, şu anda YUXEXES Gitardaki Sarmaşık'tasın. İlk olarak, bildiğim kadarıyla bu Türkiye'den ilk özel röportajın olacak. Bu sebepten sorularım oldukça eskiyi de kapsayacak Kronolojik olarak yaklaşacağım?

      Tamamdır, Barış sorun yok.

      Bir zaman yolculuğunu çıkalım Chris. Biliyoruz ki, senin Megadeth yıllarından önce yerel bir şöhretin vardı. Bu büyük ölçüde "New Yorkers" grubundan dolayıydı. Eğer o günlere dönüp bakabilseydik ne görebilirdik? Megadeth'e girmeden önceki hayallerin-planların nelerdi? Neler çalıyordun o yıllarda?

      Megadeth'den önceki zamanlarda, senin de bahsetmiş olduğun gibi "New Yorkers" adlı bir füzyon grubunda çalıyordum. 1970'lerin sonları, 1980'lerin başları filandı. O zamanlarda füzyon çalmak için New York'tan Los Angeles'a taşınmıştım. "New Yorkers" Megadeth'de çaldığımız Gar Samuelson ve OHM’ da hala beraber çaldığımız Robby Pagliari'den oluşuyordu. Ayrıca ikinci bir gitaristimiz, Gar'ın kardeşi Stu ve bir de Trompetçimiz vardı. Hoş bir müziğimiz vardı ve yaptığımız şeyleri çok seviyorduk. "New Wave" modası başlayana kadar, herşey yolunda gidiyordu. O zamanlardan, tüm biletlerin satıldığı ve bir keresinde bizi görebilmek için bazı seyircilerin kapıya sigara otomatını fırlattığı konserlerimizi anımsıyorum. (not:sanırım olayda sigara otomatını şahmerdan olarak kullanmışlar)

      O yıllarda Megadeth'e nasıl dahil oldun? Yani bu süreç nasıl yaşandı ve nasıl oldu da bitti?

      Müzik dünyasındaki değişime müteakip "New Yorkers"ın sönüşüne paralel, Gar Samuelson, Megadeth'in eski üç kişilik halinde, Dave (Mustaine) ile çalmaya başladı. Bir gitarist daha arıyorlardı. Gar, Dave Mustaine ve Dave Ellefson'a (Not:zamanında onlara "büyük dave" ve "küçük dave" denirdi )beni önermiş. O zamanlar, eski bir biraz fabrikası olan prova stüdyomuzda bir odam vardı. Orada çalarken Dave beni duydu ve Megadeth'e girmemi istedi. Benim için farklı bir tür müzik söz konusuydu fakat karmaşıklığını sevdim ve tıpkı Gar'ın yaptığı gibi, kendimden de bir şeyler katabileceğimi düşündüm. Ek olarak, en yakın arkadaşım Gar ile birlikte, yine bir grupta çalabilecektim ve harika olabileceğini düşündüm. Grupla olan ilişkimi ise kesinlikle anlaşmamızda vaat edilenlerin gerçekleşmemesi nedeniyle kesmeye karar verdim. Ayrıca, biliyordum ki o yıllardaki alkol ve uyuşturucu sorunlarımı halledecek bir şeyler yapmasaydım çoktan ölmüş olurdum. "Peace Sells..." turnesinin son konserinin ardından avukatlarıma olayı noktalamalarını söyledim... Şimdi, geriye dönüp baktığımda hiçbir pişmanlık yok içimde. Verdiğim kararın hayatımı kurtardığını ve kendi müzikal bakış açıma sahip olmamda faydalı olduğunu düşünüyorum. Tekrar ayık hale geldikten sonra "Circle Jerks" için (not?? punk grubuna da mı girdin Chris, hem de basçı olarak???) bas çalmayı bıraktım ve onlarla bir abd turnesine çıktım. Kısa bir süre sonra Capitol Plakçılıktan solo albüm yapma teklifi aldım ve bu albüm "Return to Metalopolis"idi.

      http://www.serkankirmizigul.net/megadeth/1st.jpg

      Zaman geçti ve sen, nispeten kısa ömürlü olan “Damn The Machine” ve “Mumbo’s Brain” gibi gruplarda yer aldın ve ardından solo albümlerde yol almaya başladın. Buraya yazması kolay elbette ama sen nasıl yaşadın bu dönemi, bu yılları ve herşeyi?

      Sağlam adamdım. “Damn The Machine” A&M Plakçılıktan atıldığında müzik endüstrisine gerçekten çok kızgındım. Asla tutulmamış onlarca vaatleri vardı. Damn The Machine'den sonra “Mumbo’s Brain” bazı firmaların dikkatini çekti ancak hiçbir şey çıkmadı onlardan. Bu noktada tekrar, enstrumantal parçalar yazmaya karar verdim. Çünkü kalbimde olan şey buydu, istediğim şey buydu ve ben de bunun üzerine gittim. Bir sürü şarkı yazdım ve davulda kardeşim Mark ve bas gitarda da Francis DiCosmo ile birlikte demoyu kaydettik. Bu kayıtlar, 1999'da, Steve Bauer ve Joe Romagnola bana ulaşana kadar saklı kaldı ve "Chasing the Sun" adıyla yayımlandı. Bu kayıtlarda çaldıklarımdan gerçekten çok hoşlanıyorum ve bununla gurur duyuyorum.

      http://www.youtube.com/watch?v=6PsJEYU1n08

      Seni iyi tanımayanlar için, "OHM" adında, harika bir grubunun olduğunu ve grup olarak, aranızda nadir bir kimyaya sahip olduğunuzu söylemeliyim. OHM nasıl hayat buldu Chris?

      Teşekkür ederim Barış. OHM, benim sözsüz füzyon çalmayı istediğim yıllarda temelleri oluşmuş birşeydi. Bahsetmiş olduğum gibi enstrumantal şeyler yazıyordum. Bas gitaristimiz Robby Pagliari (kısaca “Pag” deriz) ve davulcumuz Koko Bermejo'ya bana katılmak isteyip istemediklerini sordum ve işte böyle başlamış oldu. Sonra davulcu değişikliğimiz oldu ancak şu noktada, grubun daha önce olduğundan daha iyi bir yerde olduğunu hissediyorum.

      Klişedir ya, "son zamanlarda ne haberler var" diye sorulur röportajların başlarında Ancak bu kez öyle olmadı, sorunun zamanı şimdi geldi. İşte şimdi, hayatında, grubunda yaşanana son gelişmeleri öğrenmeye hazırız ;)

      Bu aralar OHM olarak, yeni albümümüz için stüdyodayız. Bir sürü yeni materyal yazmıştım ve yeni albüm için çok heyecanlıyım (not:bak bu da başka bir klişe olmuş ). Albümün adının ne olacağı daha belli değil ancak kaydın yarısı bitti bile. Hayat ise harika gidiyor... Harika bir eşim, ailem var ve istediğim müziği yapabiliyorum. Daha ne isteyebilirim ki ;)

      OHM albümlerinde hepiniz gerçekten çok tatlı çalıyorsunuz. Ya konserlerde durum nasıl? Tipik bir OHM konserini betimleyebilir misin?

      Bence OHM sahnede oldukça ateşli oluyor. hepimizin kendini ortaya koyacak imkanı oluyor ve bu çok harika bir canlı deneyim sunuyor. OHM’ un sahnedeki gücü, biraz da "metal" bir enerjiye sahip olmasından kaynaklanıyor. Gerçi ortada dahası da söz konusu oluyor. "Live at KPFK" konser albümünde kayıtlar yayımlanacağı için biraz "güvende" çaldığımızı düşünüyorum. Bunu yanlış anlama, o da harikaydı, olmasaydı yayımlamazdık. Fakat ben, bir icracı olarak uçlarda olmayı seviyorum. Ya batacaksın ya çıkacaksın. Bilirsin bazen "batarsın", bazen de "çıkarsın"

      http://www.youtube.com/watch?v=qua_N3O03CI

      2004 yılında, Megadeth ile bir albüm daha kaydettin. Nasıl oldu da (büyük) Dave, Al Pitrelli'nin ayrılışından sonra, seni tekrar gruba çekti? Bize biraz "ayrıntı" verebilir misin?

      Dave, birgün beni aradı ve yeni kaydedeceği Megadeth albümü için gitar çalıp çalamayacağımı sordu. Vinnie Colaiuta'nın davulları çalacağını duyunca, gruba girmeyi çok istedim. Stüdyo aşaması çok keyifli geçti ve özellikle albümün son şarkısındaki wah kullandığım solo ile gurur duyuyorum. Aslında hiç de wah'la alakası olan biri değildim, bu albüme kadar Stüdyodaki elemanların içinde vintaj pedallarla dolu bir çantayla odaya girişlerini hala anımsıyorum; cennette gibiydim Belirtmeye gerek yok aslında ama, ben wah'ı kaptım ;)

      http://www.crushermagazine.com/image...hrisPoland.jpg

      Marty Friedman ve Alex Skolnick ile birlikte "GuitarEvolution" projesinde yer aldın. Bu projeyi ve projedeki rolünü biraz anlatabilir misin? Gelecekte tekrarı olacak mı bunun?

      GuitarEvolution, eski ajansım ve menajerim Steve Bauer 'in ortaya koyduğu birşeydi. Süper bir turneydi ve dahasının da gelmesi gerekiyordu. Ancak ajansa bağlı sebeplerle devamı gelemedi. Konserler ise çok keyifliydi. Alex, caz triosu ile açılışı yapardı, ardından OHM olarak çıkardık. Marty ise içinde Jimmy DeGrasso (Megadeth) ve Ron Jarzombek (Watchtower, Spastic Ink) gibi isimleri bulunduran rock grubuyla son olarak çıkıyordu. Tekrarının olmasını çok ama çok isterim.

      Marty ve Alex hakkındaki düşüncelerin neler oldu?

      Her ikisi de harika insanlar. En nihayetinde onlarla tanışıp, bir turneye çıkabildiğime gerçekten memnun kaldım. Her ikisi de muhteşem gitaristler. Birlikteyken gerçektende çok eğlenmiştik.

      Birçok müzisyene sorduğum bir sorudur bu; Eğer sınırsız bir prodüksiyon bütçen olabilseydi, müzisyen ve yapımcı olarak hangi isimlerle çalışmak, bu çalışmalarını nerede kaydetmek isterdin?

      Eğer imkanım olabilseydi, Jimi Hendrix, Vinnie Calaiuta, Paul Rodgers ve yine OHM’ un basçısı Robby Pagliari ile çalışmak isterdim. Yapımcılardan ise, hmm, emin değilim. İçimizdeki en iyiyi yansıtabilecek biri olurdu yalnız.

      Sıra geldi gitarlara;) Bahsetmeden geçmek olmaz,hm? Megadeth zamanlarında Jackson'lar, sonra PRS'ler, Gibson'lar ve Yamaha'lar... Şu an anlaşmalı olduğun firma durumları ne alemde? Neleri kullanıyorsun son zamanlarda?

      Artık tamamiyle Yamaha gitarları,Ernie Ball telleri, Eminence hoparlörleri ile anlaşmalıyım. Bana Yamaha'lar kadar uyan başka gitarlar bulamadım hiç. Bir arkadaşım, 90 sonlarında kendi SBG1500'ünü verdiğinden beridir bağlandım onlara. Daha önceki gitarlarımla kıyasladığımda çalımı inanılmaz kolay ve tonları müthiş.(not:bırak reklamı Chris Gerçi bana da Yamaha verseler bende söylerdim aynını;) )

      http://www.youtube.com/watch?v=p_RO4NaPu-s

      Şu an kaç tane gitara sahipsin?

      Altın renkli bir SBG'm ve Yamaha'daki lüthiyem, John Gaudesi tarafından özel olarak yapılmış, yeni bir stratım var. Bu strat gerçekten inanılmaz bir parça. Çok yüksek fiyatlı Fender'lere benziyor ve, bilirsin, onunla çok eğleniyorum.

      Seni ilk etapta, gitar çalmaya iten ne oldu, neler etkiledi?

      Bir bluescu olan kuzenim Eddie yüzünden oldu bu. Eddie ise benim de ton ve hissiyat konusunda çok şey öğrendiğim Max Maxfield'ın etkisi altındaydı. Max muhteşem bir gitaristti ama kaderin cilvesi, artık gitar çalmıyor bile şu an, sadece bir düğün grubunda bas çalıyor. Eddie de çok sağlamdı ve o hala New York taraflarında geleneksel blues gruplarında çalıyor. Son turnemde, OHM konserlerinin birisinde Eddie ve ben beraber sahne alabilme imkanı bulduk.

      Bir çocukken, seni müziğin içinde yer almana yol açan etkilenimler nelerdi?

      Hendrix, Clapton ve Page öncelikle. Daha sonraları ise Mahavishnu Orchestra'dan “Dance of Maya”yı duyduğumda ise füzyon çalmak istediğimi biliyordum...

      Doğaçlarken ve bestelerken izlediğin yöntemler nelerdir, bunlardan bahsedebilir misin?

      Bu işlerde gerçekten de bir yöntem izlemiyorum. Sadece bir his oluşuyor ve ardından tüm yaptığım bir gitar almak ve şarkıyı yazmak oluyor. O his söz konusu olduğu sürece, nerede olduğumun önemi yok, tek ihtiyacım olan şeyin bir gitar ve o hissi keşfetmek olduğunu biliyorum.

      Sahip olduğun etkileyici müzik cümlelerinle (phrasing) meydana getirdiğin özgün gitar tonunun ana elemanları neler sence?

      Bunun bir kısmını, bence, sol elimin işaret parmağını bükme yetimin olmamasına bağlayabilirim. Küçükken bir kaza geçirmiştim ve bu, sahip olduğum nispi özgünlüğün nedenlerinden birisi oldu. Sound için efektler kullanıyorum elbette ancak sadece müzikte bir miktar farklılık yaratabilmek adına.

      Karşında müziğini dinlemek ile dinlememek arasında tereddüt yaşayan birisinin olduğunu tasavvur et. Onun dinlemesi, senin söyleyeceklerine bağlı. Ne söylerdin de ikna ederdin? Kendini, seni tanımayan birisine nasıl tanıtırdın?

      Ona müziğimizi dinlemesini söylerdim. Zira, içi, bir hayat boyu edinilmiş tecrübeler ile dopdolu ve onu rahatlatabilecek bir etkisi olurdu. Müziğimizin insanın ruhuna heyecan verecek bir yanı olduğunu ve dinleyenlerinde bir şekilde buna adapte olacaklarını hissediyorum.

      http://www.youtube.com/watch?v=EC9m7v_7shM

      Tüm hayatın boyunca yaşadığın en unutulmaz an neydi? Hem sürdürdüğün hayat hem de müzikal yanını soruyorum.

      Eşimle evlendiğim an, hayatımın en unutulmaz anımdı. O harika biridir... Müzikal olarak ise, OHM’ un ilk sahnesidir sanırım. Hollywood'da House of Blues'da, Deep Purple için açılış yapmıştık...

      Bugünlerde, aslında epeydir, enstrümantal albümler popüler sayılmazlar. Albüm yayımlamak, pazarlamak ve satmak oldukça güç. Profesyonel bir müzisyen olarak bunun büyük bir risk olduğunu düşünüyor musun?

      Bunu, yani çok para kazanamayacağımızı, OHM'a ilk başladığımız an biliyorduk. Hepimiz, kariyerlerimizde büyük müzik projelerinde yer almış insanlar olarak sevdiğimiz şeyi yapmadığımız sürece asla mutlu olamayacağımızın bilincindeydik. Müziğe özellikle para kazanmaya giren insan yanlış neden üzerindedir zaten. Benim pişmanlığım olmadı zira çaldığım müzik daima beni mutlu etmiştir.

      http://2.bp.blogspot.com/_EKV3pONpn_...ris+Poland.jpg

      Sen profesyonel müzik dünyası içindesin. Yıllarını harcadın bu işte. Şu an bulunduğun yerden memnun musun, bu yerin hak ettiğin yer olduğunu düşünüyor musun?

      Bulunduğum yerden dolayı mutluyum. Tüm zamanların en etkileyici metal gruplarından birisi olan Megadeth'de çaldım, büyük plak şirketlerinden solo albümler yayımladım ve şimdi de OHM’ da çalıyorum. Sevdiğim şeyi çalabilme imkanına sahibim. Ayrıca son Megadeth albümünde ve Lamb of God gibi bazı grupların albümlerinde de sololar çaldım. Bence sorun yok...

      Müzikal anlamdaki eğitimin nedir? Okula vs. gittin mi bu konuda? Müzik konusunda eğitimin önemi nedir sana göre?

      Resmi bir eğitim almadım. Kendi kendimi eğittim denebilir. Resmi sayılacak bir eğitimin mutlak gereklilik olduğunu düşünmüyorum. Etrafımda böyle birçok insan görüyorum. Alan Holdsworth bunlardan en önemlisi bana kalırsa...

      Robertino Pagliari... Muhteşem bir bas gitarist ve müzisyen...

      Teşekkürler. Robertino Pagliari bugüne kadar çaldığım en iyi bas gitaristtir ve OHM soundunun kilit elemanıdır. Pag ve benim aramda muhteşem bir müzikal etkileşim var...

      Müziğinin bambaşka ülkelerde bilinmesi, sevilmesi nasıl bir duygu? Yani, en basitinden bu röportaj Türkiye'den biri tarafından yapılıyor. Sana ÇOK uzak bir yerden. Burada da tanındığını biliyor muydun?

      Bu gerçekten harika bir his. Sanırım birçok kişi beni Megadeth ile yaptığım çalışmalardan tanıyorlardır. Artık ise OHM'dan sebep insanlara ulaşabilmek ise ayrı bir güzel ve bunu duymaktan çok hoşlanıyorum. Türkiye'deki fanlara da yıllar boyu verdikleri destekten dolayı da çok teşekkür ediyorum.

      Röportaj için, ilgin için, harikulade müziğin için çok teşekkürler Chris. Sorularıma gösterdiğin sabır için de elbette ;) Lütfen tüm OHM üyelerine de selamlarımızı ve en iyi dileklerimizi ilet. Ayrılırken sözü sana bırakıyorum...

      Bize sağladığın bu imkan ve verdiğin destekten dolayı teşekkür ediyorum. Belki bir gün OHM Türkiye'ye de gelip çalabilir. Bu cidden muhteşem olurdu bence. Kendine iyi bak ;)

    gitarpedal