| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Perfectionist Rack Uzaylisi

Kayıt: 21 Eyl 2007 Mesajlar: 2958
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:50 am Mesaj konusu: 7. Diğer Efektler ve Yardımcı Cihazlar |
|
|
7.1 SWITCHER/ROUTER & A/B PEDALLARI:
Daha önce yazdığım yazılarda bahsettiğim bu cihazları bu yazımda detaylı olarak anlatmak istedim. Ekipman kullanımını inanılmaz derece kolaylaştıran ve son derece esnek bir hale getiren aletler olduğunu düşünüyorum. Çoklu preamp ve amfi kullanımından paralel efektler kullanmaya, amfi kanallarını MIDI ile değiştirmekten stereo loop'lar yaratmaya kadar neredeyse aklınıza gelicek herşey yapılabilir bu cihazlar ile.
İlk olarak detaylı olarak audio switcher ünitelerine değineceğim. Bunu yaparken şöyle bir yöntem uygulamayı uygun gördüm. Piyasada şuan tercih edilen 3 tane çok başarılı switching ünitesi var. Bunların özellikleri üzerinden giderek kullanımını anlatmaya çalışacağım. Ayrıca bu cihazlar basit anlamda channel switching (kanal değişimi) yapma özelliğine de sahip genelde. O yüzden ayrı ayrı amp switchers, audio switchers diye ayırmak istemedim yazıları.
Temel olarak bir audio switcher ünitesinin yaptığı şey sinyal yolundaki cihazları ekleyip çıkarmak ya da bunları kombine etmektir. Bu aletler MIDI ile kontrol edilir ve genelde relay'leri altın kaplamadır. Sinyal yolunuzda tüm cihazlar açıkkende kapalıykende switching ünitesinin orda olup olmadığını anlamazsınız. Gayet sessiz çalışırlar. Bu aletlerle ne yapılabilir derseniz, mesela amfiniz ile birlikte çaldığınız şarkılarda 8 pedalı herbirini açıp kapayarak farklı kombinasyonlarda sinyal yolunuzu etkileyecek şekilde kullanıyorsunuz. Bunu normalde yapmak zor çünkü hepsini açıp kapamaya başladığınızda "tap dance" denen olaya dönüşüyor her pedala basıyım derken. Fakat switcher ünitesinin her loopuna pedallarınızı bağlayıp sonra bunların hepsini bir MIDI controller ile tek bir tuşa basarak istediğiniz pedal açık/kapalı olacak şekilde çağırabilirsiniz. Veya CC komutu kullanıp istediğiniz Loop'u açıp kapayabilirsiniz. Önceden dediğim gibi bu cihazları kullandığınızda ekipmanınız gayet versatil oluyor bu yüzden kombinasyonları düşünüp uygulamak size kalmış. Buarada genelde switcher cihazlarında seri bir şekilde bağlantı yaparsınız sonra Loop'ları açıp kapayarak istediğiniz cihazın o anda sinyal yolunda olmasını sağlarsınız. Fakat sound sculpture firmasının ürettiği switchblade serisi aletler ile istediğinizi miks edebilir. istediğiniz kanalı istediğiniz sıraya koyabilir istediğiniz gibi sinyali route edebilir split edebilir yani aklınıza gelen herşeyi yapabilirsiniz. Ayrıca switcblade serisi bu kadar inanılmaz özellikler sunmasına rağmen sinyal yolunda olduğunu asla hissettirmez. Ayrıca USB bağlantısı ile bilgisyardan tüm özelliklerin kontrol edilmesini sağlıyor. Bildiğim kadarıyla şuana kadar üretilmiş en güçlü switcher/router/mixer/splitter cihazı kendisi.
Şimdi anlatacağım cihazları özelliklerine göre sıraladım. İlk olarak Axxess GRX4, ikinci olarak Voodoo Labs GCX ve son olarakta Sound Sculpture Switchblade serisinden bahsedicem. Özellikleri ile birlikte fiyatıda arttığından sanırım bu şekilde sıralamam daha mantıklı. Bu cihazların Türkiye piyasasıyla ilgili en ufak bir fikrim olmadığından fiyatları USA fiyatları olarak yazacağım.
1) Axxess GRX4 Guitar Router/Switcher:
Web Sitesi: http://www.axess-electronics.com
USA Fiyatı: $250
Axxess GRX4 gerek fiyatı gerekse kalitesi ve özellikleri ile şuanda piyasada en çok tercih edilen switcher ünitelerinden birtanesi. 4 adet Loop, Buffer'lı giriş (isteğe bağlı kapatılabiliyor), Gold-plated relays, MIDI PC/CC kontrol desteği ve Loop4 ile basit anlamda amfi/preamp kanal kontrolü için olanak sağlıyor. Son derece sağlam üretilmiş bir cihaz. Az loop kullanmak isteyenler için veya mevcut Loop Switcher cihazına ek yapmak isteyenler için fiyat/performans oranı çok yüksek bir alternatif.
Üzerindeki buffer sayesinde sinyal yolundaki kalitesiz pedal veya kablolardan oluşan negatif etkileri temizleyebiliyor. Bu cihazlarda genelde buffer kullanılmasının temel sebebi sinyali daha sonradan bozulmadan split edilebilmesini sağlayabilmesi ve kalitesiz uzun kablo veya jackların yaratacağı etkilerin elemine edilmesi için. Aslında Axxess'in bu iş için ürettiği BS2 adında bir splitter buffer cihazı var. Sinyali bufferdan geçiriyor ve üçe bölüyor. Bu sayede aynı anda hem tuner cihazını hem de preampinizi ve amfinizi besleyebiliyorsunuz. Tuner'ı seri kullanmayıp sinyal yolunu olabildiğince temiz tutmak isteyenler böyle tercih ediyorlar. 2 preamp'e aynı anda gitar sinyali yollamanız ise daha sonra iki preampi miks etmeniz için olanak sağlıyor. Ya da ekipmanınızda çift preamp kullanıyorsanız birinden diğerine geçerken gitar sinyali kesilmediği için reverb+delay ile birlikte natural decay oluşturabiliyorsunuz. Yani sesler doğal bir şekilde kesilmeden uzuyor. Zaten switching üniteleriyle birlikte, genelde bu yüzden mikser kullanılıyor. Amaç paralel kullanım yaparak sesi olabildiğince steril tutmak ve seslerin doğal olarak uzamasını sağlamak.
Loop4'te basit anlamda channel switching özelliği var demiştim. Bunu şöyle sağlayabiliyorsunuz: preamp veya amfiniz (yada fx processorünüz) kanal değişimi için standart stereo veya mono jack girişi barındırıyorsa burdan kontrol sağlayabilirsiniz. Relay switch dediğimiz olay yani aslında. Bunu momentary latch mantığıyla yapabiliyor. Axxess’e de firma olarak değinmek gerekirse başında Mario adında efsane bir şahıs var. Aldığınız cihaz konusunda direk olarak sizinle temasa geçiyor ve isterseniz customize edebiliyorsunuz bazı şeyleri beraber. Mesela GRX4’te active/passive circuit seçenekleri ve buffer ‘ın iptal edilmesi gibi alternatifler sunuyor.
Benim görebildiğim tek dezavantajı rack mount olmaması. Bunu pedalboard’a yada rackin içine koyacağınız bir rack drawer a yerleştirmeniz gerekicek. Ama onun haricinde son derece iyi bir cihaz. Buarada John Petrucci en son rackinde Mesa/Boogie switcher'ları atıp bir rack çekmecesi içine Axxess GRX4’leri koymuş onu da belirtiyim.
2) Voodoo Labs GCX Switcher
Web Sitesi: http://www.voodoolab.com/gcx.htm
USA Fiyatı: $400
GCX, switcher üniteleri arasında en popüler olanı ve sanırım şuana kadar en çok satılanı. GCP (Ground Control Pro) isimli controller ile combine ettiğinizde inanılmaz güçlü bir cihaz oluyor! Zaten sitesinde de kendileri şöyle demişler: “Combine the GCX Guitar Audio Switcher with a Ground Control Pro to form a complete switching system that has been the touring and recording pro’s choice for over 15 years!”
Özelliklerine değinmek gerekirse, 8 Loop, Active/Passive seçimini sağlayan 2 giriş 2 çıkışlı buffer devresi, her türlü switch işlemini yapabilen loop relayleri ve GCP’ye phantom power sağlaması. Bu özellikleri ile ekipmanınız beyni gibi kullanmanız için birçok özelliği size sunuyor GCX. Buffer ve switch özelliklerine pek değinmeyeceğim sonuçta yakardaki cihaza benzer özellikler. Ama belirtmem gereken birşey var, Axess GRX4’un Buffer devresi BS2’ye dayanıyor o yüzden GCX’in buffer devresine gore daha kaliteli.
Ama GCX’te kendi avantajlarını sunuyor. Mesela gitar-in girişi direk ön yüzde. Yani gitarınızı sadece GCX e girip ondan sonra herşeyi arkadan istediğiniz gibi route edebilirsiniz. Tüm sinyal yolunu istediğiniz gibi ayarlarken kablo karmaşası sadece rackin arkasında kalıyor. Ayrıca GCP ile kullandığınızda tek tuşla yapabileceğiniz şeylerin sayısı oldukça artıyor. GCX in MIDI outundan bağlayacağınız cihazlara çok daha fazla kombinasyon ile hükmedebiliyorsunuz.
Ayrıca GCX in sitesinde konuyla ilgili çok güzel uygulamalar var. 13 tane çok güzel bağlantı örneği sıralanmış. Merak edenler bence kesinlikle göz atmlalı. Başka bir switcher kullanıyor bile olsanız ordaki kombinasyonlar ile çok güzel fikirler elde edebilirsiniz.
*** Ayrıca GCX klasmanında ve ona çok ciddi rakip olacak yeni bir ürün var. İlgili tanıtım yazısını burdan okuyabilirsiniz:
Rocktron Patchmate Loop 8
3) Sound Sculpture Switchblade 8, 8B, GL:
Web Sitesi: http://www.soundsculpture.com/products/switchblade.htm
USA Fiyatlarıı: $850 - $1020 - $1955
Switchblade serisi şuana kadar üretilmiş en güçlü, en teknolojik, en versatil ve en transparan switcher ünitesi. Aslında sadece switcher demek yersiz çünkü switcher/router/splitter/mixer gibi bir sürü özelliği üzerinde barındırıyor. Sound Scuplture firması tarafından üretiliyor ve 3 modele sahip. 8, 8B ve GL isimli bu modellerin arasındaki farklar şunlar. 8 ile 8B arasındaki fark girişlerin balanced olması. Geriye kalan özellikler aynı. İkiside 8Loop içieren modeler. GL serisi ise 16balanced Loop içeriyor. Bu yüzden fiyatı çok yüksek.
Bu cihazın aslında gücünün sebebi şöyle; kısaca ifade etmeye çalışıyım. Switchlade’in looplarına diyelim tüm pedallarınızı preamplerinizi neyiniz varsa bağladınız. Bunda sonra switchblade rackinizde tam bir beyin olarak çalışıyor. Looplara istediğin aletleri yerleştirdikten sonra bu aletleri “istediğiniz kombinasyonda” sinyal yolunda ileri geri alabilirsiniz, yerini değiştirebilirsiniz, tekrar route edebilirsiniz, çoğaltabilirsiniz eksiltebilirsiniz mix edebilirsiniz split edebilirsiniz istediğiniz her loopun istediğiniz volume pan gibi değerlerini değiştirebilirsiniz, sinyali ayırabilirsiniz birleştirebilirsiniz, mono stereo quad 5.1 ses sinyalleri yaratabilirsiniz! Ayrıca isterseniz bunları yapmak için tek tek cihaz üsütünden uğraşmanıza gerek yok. USB ile PC’nize bağlayıp kendi yazılımıyla istediğiniz ekipmanı resim çizer gibi kuruyorsunuz. GCX’in sadece loopları açıp kapadığını düşünürsek bu alet hepsinin tanrısı gibi birşey gerçekten. Saymakla bitmeyecek özelliklere sahip. Merak ediyorsanız sitesini açıp okumanızı öneririm. Alet şuanda switcherlar arasında state-of-art diyebileceğimiz bir yerde gerçekten. Fiyatı yüksek olmasına rağmen yaptıkları ile bence daha da fazlasını hak ediyor.
Bu yazıda elimden geldiğince switcher cihazlarından ve bunların kullanımından bahsetmek istedim. Gözümden kaçan veya net açıklayamadığım yerler var ise sorularınızı severek cevaplarım. Umarım merak edenler için ufakta olsa yararlı bir yazı olur.
Bol müzikli günler
=> Forum Linki: http://www.gitarpedal.net/forum/viewtopic.php?t=693 _________________ Arama'nın gücüne inanıyorum...
En son Perfectionist tarafından Çrş Eyl 30, 2009 3:24 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
Perfectionist Rack Uzaylisi

Kayıt: 21 Eyl 2007 Mesajlar: 2958
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:51 am Mesaj konusu: |
|
|
7.2 MULTI EFFECT CİHAZLARI:
Bu cihazlar genellikle herşeyi içinde barındıran ünitelerdir. Farklı formatlarda olabilirler ama genelde mantık aynıdır. En çok yerde konumlandırılanlar popüler olsa da, rack veya masaüstünde kullanılacak tipte olan modellerde epey fazladır. Fakat bu son saydığım iki tipte olanlar için, canlı kullanımda kullanmak üzere, yere koyacağınız bir controller (kontrol ünitesi) gerekmektedir.
Multi FX üniteleri genellikle A/D (analog/dijital) ve D/A (dijital/analog) dönüştürücüler sayesinde input'tan (girişten) sinyali alıp dijitale çevirip, içerisindeki DSP çipleri sayesinde işlerler ve tekrar analog sinyale çevirip output'tan (çıkıştan) verirler. Bu yüzden bu dönüştürücelerin kalitesi çok önemlidir. Kulağımızı bazen rahatsız eden, suni olarak tınlayan seslerin genellikle arkasında ucuz dönüştürücülerin kullanılması yatar. Forumlarda sıkça dile getirilen "coloring" (sesin aygıt tarafından etkilenmesi) hadisesinin de temelinde bu vardır. O yüzden çoğu amfide paralel fx loop vardır. Veya kullanıcılar mikser veya benzeri çözümler ile sinyallerini mümkün olduğunca A/D dönüştürücülerden uzak tutarlar. (Bu konuyla ilgili olarak "Paralel/Seri FX kullanımı ve Rack Mikserleri" adlı yazıya göz atabilirsiniz.)
Amfi veya Preamp/Poweramp kombinasyonu arasında, FX Loop mantığıyla bağlayacağınız Multi FX ünitesinin çalışma prensibi aşağıdaki gibi olacaktır:
* İlk paragrafta değindiğim gibi 3 tip Multi FX ünitesinden bahsedebiliriz. Şimdi kısaca bunlara değinmek istiyorum:
1) Yerde kullandığımız (floorbased/floor processor vs...) multi fx aletleri genelde herşeyi içinde barındıran çözümler sunarlar. Hem amfi, mikrofon, kabin simülasyonu sağlarken hem de birçok pedalın ve efektin kullanılmasına da olanak tanırlar. Ayrıca çoğu zaman üzerlerinde yeterli sayıda pedal bulunduğundan, ek bir kontrol ünitesine ihtiyaç duymadan sahnede ve provalarda tek başına kullanılabilirler. Bu yüzden hem canlı çalmak, hem de kayıt için kompakt ve kolay çözümler sunarlar. Hatta en son piyasa çıkan modellerin çoğu USB bağlantısı desteklediğinden, kullanıcı ile olan etkileşim epey gelişmiş durumdadır. Bu cihazlara örnek olarak BOSS GT serisi, POD XT Live, POD X3 Live, VOX Tonelab SE veya ZOOM ürünleri söylenebilir. Tabi bunun haricinde bu genellemeye biraz ters düşen, TC Electronic G-System modeli de vardır. Bu alet herhangi bir amfi modellemesi veya kabin simülasyonu içermez. Tamamen amfiniz ile birlikte kullanmak için dizayn edilmiş bir efekt ve kontrol ünitesidir. Üzerindeki loop'lar ve diğer özellikler sayesinde başka hiçbirşeye ihtiyaç duymadan bir çözüm sunmayı hedefler.
2) İkinci kategori olarak masaüstü tarzı cihazlardan bahsedebiliriz sanırım. Bunlar BOSS GS-10 gibi, POD 2.0, POD X3 gibi olan modellerdir. Yerde kullandığımız ünitelerden farklı olarak kontrol için pedallar barındırmazlar. Fakat canlı kullanım için kontrol olayı, farklı tipte giriş/çıkışlar ile desteklenmiştir. Bu sayede ek bir kontrol pedalı ile cihazların kontrolü sağlanabilir.
3) Son kategori ise aslında diğer ikisinden daha farklı bir mentaliteye sahiptir. Bunlar genelde rackmount formatta olan 19" ünitelerdir. Bu da belki kendi içinde ikiye ayrılabilir. Yukarda yazdığım markalarında rackmount üniteleri vardır. BOSS GT-Pro, POD PRO, XT Pro, X3 Pro gibi... Bunlar da aynı floor/desktop ürünleri gibi herşeyi barındıran çözümler sunarlar. Ana farkları stüdyo ekipmanlarıyla rahat kullanım için birçok I/O barındırmalarıdır. Ayrıca canlı kullanımda kontrol için harici pedallara ihtiyaç duyarlar. Ve ilk iki tipte olanlara göre daha gelişmiş ve daha komplike ürünlerdir.
Bence bu kategorideki ana farkı bunların dışında kalan ürünler yaratmaktdır. TC Electronic G-Major ile başlayan bu ürünler, Eventide Harmonizer serisine kadar uzanabilirler. Profesyonel istekler doğrultusunda gelişen bu ürünlerde ana amaç çok kaliteli efektler yaratmaktır ve bunlar güçlü işlemciler ile çok kaliteli dönüştürücüler kullanılarak sağlanır. Eventide H8000, Eclipse, TC Electronic G-Force,TC Electronic 2290, Lexicon PCM91 gibi örnekler verebileceğim bu kategorideki cihazlar önceki belirttiklerimle pek alakası olmayan, çok yüksek kalitede ve elbette yüksek fiyatlarla üretilmiş ürünlerdir. Bu kategorideki ünitelerin hemen hemen hepsi safi kaliteli efektler sunarlar. Üzerlerinde modelleme veya simülasyon adına pek birşey yoktur. Çünkü belli bir seviyenin üzerine çıkmış ve özelleşmiş cihazlar olduklarından, sadece amaçlananı en iyi şekilde vermek için dizayn edilirler, üzerlerindeki güçlü DSP çiplerin tüm gücü sadece belli amaçlar için kullanılmaktadır.
* Bir de hepsinin dışında tutmak istediğim bir cihaz var. Fractal Audio - Axe FX. Bu alet hem all-in-one zihniyetinde hem de çok ciddi CPU gücüne sahip bir processor. Bu yüzden inanılmaz başarılı oldu. Modelleme prensibi ve aletin dizaynı diğer ürünlerden çok farklı. Yani bunu bir POD veya BOSS ile karşılaştıramazsınız. Fiyat olarakta 4'e katlayacaktır zaten. Sırf modelleme ve simülasyon için çalışan güçlü bir bilgisayar olarak düşünebilirsiniz. Daha detaylı bilgileri ve fikirleri cihazla ilgili forum sayfasında bulabilirsiniz.
Sonuçta Multi FX cihazlarının da artıları ve eksileri vardır. Özellikle floor based (yere konan) modelleri düşünerek şunları değerlendirebiliriz: Avantaj olarak versatilite, esneklik, fiyat/performans, düşük gürültü oranı ve kaydedilmiş bir tonun herzaman, aynı şekilde, ses seviyesinden bağımsız olarak orda olması düşünülebilir. Dezavantajları ise gerçeklik ve modifiye edilememesi olarak söylenebilir. Multi FX üniteleri tercih edilecekse ne amaçla kullanılacağı iyi düşünülmeli ve ona göre seçimler yapılmalıdır. Özellikle yeni başlayanlar için, efektleri ve çalışma prensiplerini anlamak için çok iyi alternatiflerdir. Bunun yanında canlı çalan veya sürekli gezen müzisyenler için de kurtarıcı aletlerdir.
=> Multi FX Cihazları için Örnek Modeller:
BOSS GT-8, GT-10
POD Xt Live, X3 Live
VOX Tonelab SE
ZOOM G7.1ut
POD X3, 2.0, XT
BOSS GS-10
POD Pro, Xt Pro, X3 Pro
BOSS GT-Pro
TC Electronic G-Major, G-Force, G-System
Eventide H8000, Eclipse
Lexicon PCM91
Fractal Audio Axe FX _________________ Arama'nın gücüne inanıyorum...
En son Perfectionist tarafından Çrş Eyl 30, 2009 3:30 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
Perfectionist Rack Uzaylisi

Kayıt: 21 Eyl 2007 Mesajlar: 2958
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:51 am Mesaj konusu: |
|
|
7.3 AKORT CİHAZLARI (TUNER):
Akort cihazları (Tuner) enstrümanların pitch (ses-perde) değerlerini ölçmek ve görüntülemek için kullandığımız aletlerdir. Bu aletler üzerinde bulunan çizgiler veya LED ışıkları sayesinde, çaldığınız notanın değerinin istenen perde değerinden düşük mü yüksek mi yoksa eşit mi olduğunu görebilirsiniz. Daha pahalı ve komplike olan modeller daha isabetli perde değerleri sunmaktadırlar.
Akort cihazları cebinizde taşıyabileceğiniz pille çalışan modellerden, pedal formatında veya 19" rack formatında olanlara kadar birçok formatta üretilmektedirler. Basit akort cihazları sadece belli sesleri tanıyabilirken (mesela standart gitar akordu için EADGBE gibi) daha komplike olanları kromatiktirler ve 12 sesi de tanımlayabilirler. Akort cihazları arasında en hassas ve isabetli olanları strobe tuner'lardır. Bunlar stroboscope mantığıyla çalışan elektonik akort cihazlarıdır. En popüler örnekleri Peterson Strobostomp ve Stroborack'tir. Özellikle entonasyon ayarı yaparken, ya da buzz feiten sistemli gitarları akortlarken epey kolaylık sağlarlar.
=> Akort Cihazları İçin Örnek Modeller:
BOSS TU-2, TU-12
KORG DTR-2, DTR1000, DT-10
Peterson StroboStomp, StroboRack _________________ Arama'nın gücüne inanıyorum...
En son Perfectionist tarafından Çrş Eyl 30, 2009 3:17 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
Perfectionist Rack Uzaylisi

Kayıt: 21 Eyl 2007 Mesajlar: 2958
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:51 am Mesaj konusu: |
|
|
7.4 MİKSERLER VE PARALEL/SERİ FX KULLANIMI:
İlk olarak seri ve paralel kullanıma biraz değinip yazıya öyle başlamak istedim. Şimdi bizim çoğu zaman gördüğümüz kullanım şekli seri. Pedalları arka arkaya bağlamak, Amfinin Seri FX Loop'una FX processorü ya da pedallar bağlamak (Bazı amfilerin Paralel FX Loop'u var ama) , biri diğerini besliycek şekilde direk Preamp, FX Proccessor, Power amp bağlamak. Bunlar hep seri bağlantılar. Paralel kullanımda ise sinyali bölüyoruz ve sonra tekrar bir araya getiriyoruz. Mesela amfimizin FX Loop'unda 50/50 switch kullanmamızın sebebi de buna benzer. Sinyalin yarısı Dry olarak gidiyor yarısı FX ünitesine gidiyor ve sonuçta tekrar birleşiyor.
FX cihazlarının Dry tonu kolorize etmesi olayı (colouring) herkesin canını sıkan bir hadise olduğundan bunun en iyi çözüm yöntemlerinden birini anlatmak istedim. Aşağıda bir mikser aracılığıyla hem Dry tonun nasıl korunduğunu hem de bunu yaparken paralel fx sisteminin avantajlarından nasıl faydalanacağını görebilirsiniz. Çoğumuz bütçemiz sebebiyle belki en son örnekteki gibi bir sistem kuramayabilirz ama bu sistemde kullanılan yöntemleri kendi ekipmanımızda kullanarak çok daha iyi sonuçlar alabiliriz diye düşünüyorum..
Gitar Rack Mikserleri ve Paralel/Seri FX Kullanımı:
Gitar sisteminde mikser kullanımının en temel sebebi “Dry sinyalin korunmasıdır”. Eğer sinyal yolu olarak seri bir bağlantıyı tercih edersek sinyalimiz her processorün içinde A/D, D/A dönüştürücülerden geçerken etkilenicektir. Bunu test etmeniz gayet kolay. Elimizde bir preamp, bir power amp ve birkaç processor olsun. Tüm ekipmanınızı seri bağlayın (Preamp->Proccessor1->Processor2->Processor3->Power amp) ve tüm cihazların üzerindeki efektleri kapatın. Bir de direk Preampinizi Power amp’e bağlayın (Preamp->Power amp) farkı rahatça duyabilirsiniz. (Belki tek bir cihazın A/D, D/A dönüştürücüleri Dry sinyalinizi çok etkilemeyebilir. Fakat aradaki cihaz sayısı arttıkça dönüştürücü sayısıda artacaktır ve ton üzerindeki etki gerçekten farkedilir bir noktaya gelicektir. Basit bir seri bağlantı şekli aşağıdaki gibidir (Figure.1). Burda bir sinyalin processor üzerinden nasıl geçtiğini görebiliriz.
Bu negatif etkiden sinyal yolunda bir mikser kullanarak rahatça kurtulabiliriz. Aşağıdaki resimde üstteki örneğe bir mikser eklenerek yapılan basit bir parallel bağlantı görülebilir. (Figure.2) Gitar sistemlerinde kullanılan çoğu mikser Unity Gain Mikserdir. Bunun anlamı farklı inputların unity gain dediğimiz aynı seviyede birbirine eklenmesidir. Sinyaller arasındaki seviyeyi ayarlamak için miksere giren input sinyallerinin seviyeleri ayarlanmalıdır. Genelde unity gain mixer dediğimiz bu cihazlarda pan özelliği yok. Herşey center olarak pan edilir. Ayrıca CAE ve DMC (şimdiki Voodoo Labs)’in mikserlerinde internal connection denen bir özellik var. Mesela siz sinyali sadece mono olarak sol kanaldan girseniz bile cihaz kendi içinde sağ kanalada bu sinyali atamaktadır.
Alttaki resimde gördüğünüz gibi (Figure.2) Dry sinyal direk miksere ordan power amp’e gitmekte. Ayrıca split edilen Dry sinyal FX processorünü beslemekte ve processorün çıkışıda miksere bağlı. Burda FX processoründe dikkat etmemiz gerek olay %100 Wet ayarlı olması ve kesinlikle üzerinden bir dry sinyal geçmemesi (Kill Dry). Efektleri bu şekilde kullanmamız (Paralel) bize Dry tonumuzu korumak adına çok ciddi bir avantaj sağlamaktadır. Çoğumuz stereo gitar kullanmadığımızdan Dry sinyal çıkışımız Mono’dur. Ayrıca çoğu efekt processörünü stereo beslemeye gerek yoktur çünkü bir çoğu “Mono In/Stereo Out” şeklinde çalışabilmektedir. Çoğu Preampin Left/Right olarak çift çıkışa sahip olduğunu da düşünürsek harici bir Signal Splitter kullanmadan Dry tonumuzu ikiye bölebiliriz. Üstteki resimdeki bağlantı şeklini bu şekilde uyguladığımızda aşağıdaki resimdeki sistemi elde ederiz. (Figure.3)
Dry sinyali split etmek ve Efektleri sinyal yoluna ekleyip/çıkarmak için birçok yöntem mevcut. Çoğu kişi bu tarz bir sistemde Efektleri sinyal yolundan ekleyip/çıkarmak için Switcher/Router/Looper adlarını taşıyan aletleri kullanmakta. Burda tek dikkat etmeniz gereken bağlantıları yaparken tüm FX cihazlarının Out’larını direk miksere girmek. Bu şekilde bağlantı yapmanın diğer bir avantajıda sinyal yolundan çıkardığınız efektlerin doğal bir şekilde azalarak yok olmasıdır. Mesela açık olan bir delay efektini looptan çıkardığınızda delayler aniden kesilmek yerine azalarak yok olucaktır. CAE 4x4 ve benzeri cihazlar tek bir input versenizde siz ayarlamadığınız sürece bu inputu diğer Looplara da split ederler. Aşağıdaki resimde (Figure.4) 4x4 tarzı bir switcher cihazı ile yapabileceğiniz bağlantı örneğini görebilirsiniz. Bu resme bakarken mesela FX3 ve FX4’ün Delay ve Reverb efektleri olduğunu düşünün. Yukarda bahsettiğim, sinyal yolundan çıkartıldığında efektlerin doğal bir şekilde uzaması ve azalarak yok olması olayını sanırım daha rahat anlayabilirsiniz.
Split/Switch işlemleri için birçok yöntem kullanmak mümkün. Mesela TC1120 Chorus aleti kendi üzerinden bypass edilebilmekte. Bu tarz cihazları kullanırken Loop kullanmamıza gerek yok. Dışardan bir komut yollayarak cihazı bypass edebiliriz.
Seri & Paralel:
Şuana kadar genel olarak paralel bağlantılardan söz ettik. Doğal olarak ilk akla gelen soru şu oluyor: efektleri ne zaman seri ne zaman paralel kullanmalıyız? En iyi sonucu almak için ikisini birlikte kullanmak lazım. Bazı efektleri seri bazılarını ise paralel kullanmamız gerekiyor. Mesela compressor efektini seri olarak kullanırken delay ve reverb efektlerini paralel kullanmak bize sonuçta çok daha güzel bir ton sağlayacaktır. Seri ve paralel kullanımı birlikte uygulamamıza en iyi yardımcı olacak şey ise dual mixer kullanımı. Dual mixer kullanarak elde ediceğimiz şey birbirine seri bağlanmış fakat kendi içinde paralel çalışan 2 efekt bloğu olucak. Aşağıdaki örneğe (Figure.5) bakarak anlamaya çalışalım.
Şimdi burda olan olayı sırasıyla anlatıyım. İlk olarak preamten çıkan Dry sinyal Looper cihazımızı besliyor. Loop1 send FX1'i beslerken Loop1 out mixer'e Dry sinyali sağlıyor. (Bunu preampten gelen sinyali direk 2ye ayırarakta yapabiliriz) FX2'de FX1'e paralel olarak Dry sinyal ile besleniyor. İki efekt paralel olarak miksere bağlanıyor. Burda send/return I/O farkına biraz değiniyim. Bir loopta sırasıyla In/Send/Return/Out var. Sinyali siz Loop In'e girdiğinizde bunu hem send'e hemde Out a split ediyor. O yüzden bu örnekte Looper cihazının özelliğini göstermek için FX1 Dry sinyalle beslenirken aynı zamanda miksere de Dry sinyal burdan sağlanmış. Devamında ise Mixer1 den çıkan Dry/FX1/FX2 mixini taşıyan sinyal FX 3 ve FX4 'ü besliyor. Bu efektlerin Outlarıda Mixer2'yi besliyor. Aynı zamanda mixer1 internal connection sayesinde mixer2'yi beslemekte. Daha sonra mixer2'den out alınarak power amp'e yollanıyor. Burda örnek vermek gerekirse: mixer1 ile kullanılan FX bloğuna chorus, pitch shift, compressor mixer2 ile kullanılan FX bloğuna ise delay, reverb yerleştirilebilir. Bu örnekte de gördüğünüz gibi Dry sinyal hiçbir şekilde etkilenmiyor. Efektler ise açılıp/kapandığında genel mix e sadece efektler ekleniyor.
Expand-Out Kullanımı:
Çoğu mixerde görebileceğimiz bu çıkış sayesinde sinyalimizi rahatça split edebiliyoruz. Expand-Out adındaki bu çıkışlar inputa direk bağlı oluyorlar bu sayede sinyal mixere gitmeden direk split etme şansımız oluyor. Buarada eğer sadece tek bir input'a sinyal verilmişse expand-out çıkışlarına bu sinyal direk split ediliyor. Expand-Out çıkışlarının kullanımı için aşağıdaki resme bakabiliriz. (Figure.6)
Expand-Out özelliğini seri efekt uygulamaları içinde kullanabiliriz. Aşağıdaki örnekte bu tarz bir kullanım var (Figure.7)
Burdaki bağlantıların mantığını açıklıyım. İlk olarak Dry sinyal IN 2'yi besliyor. IN 1 ise sadece FX1 için kullanılıyor. (Burda hangi inputu kullandığımız önemli değil sonuçta amacımız Dry sinyalin korunması.) Expand-Out ile aldığımız split edilmiş FX1 sinyali Loop2 aracılığı ile FX2'yi besliyor. FX2'de mixer in IN3'ünü besliyor. Burda sadece FX1 i kullanırken bir fark yok. Fakat FX2 aktif edildiğinde elimizde farklı bir mix oluyor. Elimizde standart olarak aldığımız Dry sinyal var, FX1 den gelen bir sinyal var ayrıca FX1'in seri olarak beslediği bir FX2 sinyali var. Yani mixerin outlarından alıcağımız sinyalde şunlar olucak: Dry/FX1/FX1+FX2. 80lerin o güzel thick chorus tonlarını almak için kullanılabilecek güzel bir yöntem.
Figure 6 & 7, Eventide H3000 tarzı cihazlar için en çok kullanılan yöntem. Alttaki resimlerde ise (Figure.8 & Figure.9) remote komut ile kendi bypass özelliği kullanılmış bir FX cihazını (TC1210) içeren örnekler var . C1, kontrol komutunu ifade etmek için kullanılmış. Çoğu Looper cihazı aslında basit switch işlemleride yapabildiği için bu özellikten faydalanılmış burda. Dikkat ettiyseniz C1 Looper tarafından kontrol ediliyor.
Sonuç:
Özetle, bir adet CAE 4x4 (veya Voodoo Labs GCX) tarzı Looper ve Dual Mixer ile son derece esnek sistemler kurmak mümkün. Bu bağlantıların mantığını kavradıktan sonra istediğiniz gibi seri ve paralel efekt dizilimleri uygulamak size kalıyor. Mesela expand-out özelliği ile 80s chorus tonu yakalayabilir ve mikser2'yi kullanarak delaylerinizi buna ekleyebilirsiniz.
Yukarda bahsettiğim bilgiler ile alttaki örneğe (Figure.10) baktığınızda belki biraz daha iyi anlayabilirsiniz. Bu örnekte her FX için gerçek bir cihaz ismi verilmiş ve daha önce bahsettiğim tüm özelliklerden faydalanılmış.
Bu örneklere bakarken herzaman hatırlamanız gereken tüm FX cihazlarının %100 Wet çalıştığı (Kill Dry On). Tüm örneklerde gördüğünüz gibi Dry sinyalimiz asla dönüştürücülerden etkilenmiyor. Seri kullanıma karşı avantajını sanırım burda daha rahat anlayabilriz. Tüm efektler açıldığında da kapatıldığında da Dry sinyalimiz hep aynı sinyal olarak kalıyor.
**Tabi burda aklınıza gelebilecek bir soru var. Rack mikserler Dry tonu hiç etkilemiyor mu? Aslında sinyalin A/D , D/A dönüştürücülerden geçmesine oranla mikserin Dry tona etkisi çok az. Fakat mikser kullanmadan da Dry sinyali koruyup aynı zamanda da efektleri paralel olarak çalıştırmak mümkün. Bunun için W/D ve W/D/W gitar sistemlerini incelememiz gerekiyor. Bunu da başka bir yazımda ayrıntılı olarak anlatıcağım.
(Yazının temeli ve burda kullandığım resimler HugeRacksInc.'tan Gluke'a aittir)
Bir de eklemeyi unuttuğum 2 önemli nokta var. İlk olarak bu sistemin benzerini kurmak isteyenler için direk tercih edebilecekleri bir mikser modeli var: "RANE SM 26 Mixer/Splitter" Bu cihazı ebay dan 100-120$ arasına bulmanız gayet mümkün. Zamanında çok popüler olan ve ciddi olarak çoğu rackte kullanılmış bir mikser.
İkinci olarak, bu Paralel FX tekniğini Head/Combo amfinizin Seri FX Loop'u ile de güzel bir şekilde kullanabilirisiniz. Aşağıda 2 tane örnek resim görüceksiniz. Birincisinde sinyal Amp send'ten çıktıktan sonra direk split edilmiş. İkincisinde ise Rane SM serisi bir mikser ile split edilip tekrar mikslenmiş.
=> Forum Linki: http://www.gitarpedal.net/forum/viewtopic.php?t=272 _________________ Arama'nın gücüne inanıyorum... |
|
| Başa dön |
|
 |
Perfectionist Rack Uzaylisi

Kayıt: 21 Eyl 2007 Mesajlar: 2958
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:52 am Mesaj konusu: |
|
|
7.5 BUFFER VE SPLITTER CİHAZLARI:
Bu yazımda pedallar içinde bulunan veya harici olarak satılan bufferlar ile ilgili birşeylerden bahsetmek istedim. Belki ne olduğunu merak eden veya ekipmanına eklemeyi düşünenler olabilir. Özellikle sinyali bölerek ekipmanında farklı kombinasyonlar denemek isteyenler için gerekli bir alet. Ayrıca kalitesiz kabloların, pedalların veya başka cihazların gitar ile amfi arasında yaratabilecekleri negatif kolorasyon için de iyi bir çözüm. İlk olarak bufferlar hakkında biraz bilgi verip daha sonra son zamanlarda en çok tercih edilen buffer modellerinden birisinden biraz bahsedeceğim.
1) Buffer Nedir?
Bufferları, gain amplifier (kazanım amplifikatörü) gibi düşünebiliriz. Birtane High Impedance (yüksek empedans) birtane de Low Impedance (düşük empedans) çıkışı vardır. Sonuç olarak gitardan gelen sinyali daha yüksek sesli yapmaz fakat daha güçlendirir. Bu sayade daha güçlü ve stabil bir sinyal elde etmenizi sağlar. Bunun sonucu olarakta daha uzun kabloları drive edebilirsiniz.
2) Tonu Nasıl Etkiler?
Aslında bufferların tonu ekilememesi gerekir. Ki çoğu üretici de ürünlerinin böyle olduğunu söyler. Fakat sinyal yoluna koyduğumuz herşey öyle ya da böyle bir etki bırakıyor sinyalde. Ama yine de yüksek kalitede bir buffer ses üzerinde minimal etkilere sahip. Mesela şu anda sanırım en çok tercih edilen harici buffer, Axess’in ürettiği BS-2 modeli. Çoğu kullanıcı sıfır etki ettiğini yada seste hafif bir parlaklık yaptığını söylüyor. Genelde de bu ufak parlaklık gitaristlerin hoşuna gittiğinden kimse negatif bir görüş belirtmiyor. Ama mesela Voodoo Labs'in GCX switcher'larında kullandığı buffer devresinin daha çok az da olsa seste bir kapalılık (karanlık) yarattığını iddia ediyorlar. Bu Axess BS-2 modeline örnek bir buffer olarak yazının sonunda tekrar değineceğim.
3) Buffer Nereye Yerleştirilmeli?
Buffer’ın ilk konacağı yer gitardan hemen sonrası olarak söylenebilir. Çünkü pasif gitar manyetiklerinden gelen sinyal genellikle pek güçlü değildir ve uzun kabloları ve fx pedallarını drive edemez (süremez). Fakat sinyal yolumuzun başına (tam gitardan sonra) bir buffer eklediğimizde 2 önemli şey elde ederiz. İlk olarak gitarın manyetiklerinin herzaman optimum load’a (optimum yük) sahip olduğunu biliriz ve bu manyetiklerimizin en ideal şekilde çalışmasını sağlar. Bu şekilde daha stabil bir gitar sinyaline sahip oluruz. İkinci olarak, elde ettiğimiz bu stabil ve güçlü sinyal uzun kabloları ve fx cihazlarını rahatça drive edebilir (sürebilir) veya split edilebilir (bölünebilir)
**Buffer kullanımı ile ilgili bildiğim iki farklı kullanım şekli var:
- İlk olarak eğer pedalboard kullanıyorsanız pedalboardunuzun en başına ve en sonuna bir buffer ekleyebilirsiniz. Bunu yapmanın mantığı en uzun iki kablonun gitardan pedalboard’a giden ve pedalboard’dan amfiye giden kablolar olması.
- İkinci olarak pasif volum pedalı kullananlar için bir yöntem var. Bu pedalların içindeki VP’ler bazen ton üzerinde ciddi etki bırakmakta. O yüzden volume pedalından hemen once ve sonra birer buffer kullanmak bu negative etkiyi yenebiliyor. Biraz ekstrem bir kullanım şekli olsa da volume pedalı kullanmayı sevip oluşacak kötü etkilerden korunmak isteyenler için iyi bir alternatif.
Tabi bu iki alternatifte de çiftli kullanım söz konusu. Büyük bir ekipmanda, gitardan hemen sonra kullanacağınız harici bir buffer da ciddi bir sonuca ulaşmanızı sağlayacaktır.
4) Buffer’lı Pedallar ve FX
Bir çok FX pedalı ve ünitesi aslında üzerinde Bufferlar taşıyor. Bazı ürünlerde buffer’ı kullanıp kullanmamayı seçebiliyoruz (mesela audio switchers yazımda anlattığım Axess GRX4) ama kimi cihazlarda bu özellik olmadığından kalitesiz bufferları zorunlu olarak kullanmak zorunda da kalabiliyoruz. Boss ve buna benzer birçok pedal üzerinde buffer’lı bypass barındırıyor. Bu yüzden bu tür pedalları ekipmanınıza eklerseniz, pedal kapalı olduğunda bu düşük kaliteli buffer üzerinden ses sinyalinizi geçirmiş oluyorsunuz. O yüzden pedalboard veya başka tarz bir ekipman kurarken bunları göz önünde bulundurmak gitar sinyalinizi optimum şekilde saf ve güçlü tutmak adına iyi olacaktır.
5) Buffer’a Niçin İhtiyacımız Olabilir?
Açıkçası çoğumuz ciddi uzunlukta kablolar kullanmıyoruz. Ya da pedalboard’lardan ve racklerden oluşan komplike ekipmanlarımız yok. Ama bufferların bu sinyali güçlendirme özelliği sayesinde şöyle bir avantaj sağlayabilirsiniz. Ucuz da olsa hala Boss pedallar ile tura çıkan bir çok müzisyen var. Çoğumuz da Boss pedallar kullanıyoruz mesela ekipmanımızda. (Boss burda bir örnek sadece. Boss ve benzeri, butik olmayan ürünleri kastediyorum) Eğer amfinizin dry tonuna göre düşündüğünüzde. pedalboard’unuza veya FX ünite(ler)inize girdiğinizde tonunuzun bozulduğunu hissediyorsanız, ekipmanınıza bir veya iki buffer eklemeniz bu etkiyi büyük oranda azaltabilir. Tabi buffer(lar)ı eklerken yukardaki bahsettiğim şekillerde ve mantıkla düşünerek önemli noktaları hedef almak lazım. Mesela örnek olarak David Gilmour ekipmanında bir çok buffer kullanıyor farklı yerlerde. O kadar çok FX pedalıyla başa çıkabilmek için, O da doğal olarak bu yöntemi seçmiş.
Axess BS-2 Buffer & Splitter
Web Sayfası: http://www.axess-electronics.com/sc/BS2-Guitar-Audio-Buffer-Splitter-p-16133.html
Fiyat: $149
Şimdi genel olarak baktığımızda bu cihaz bir input ve 3 outputa sahip bir buffer ve splitter. Yani hiçbir ground loop ile karşılaşmadan 2 amfi ve 1 tuner beslemeniz mümkün. Outları incelersek; bir tane split out, bir tane main out ve birtane de isolated outputa sahip.
**Bu Buffer/Splitter cihazının temel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
- Sinyal gücünün, high end ve low end frekansların zayıflamasını önlüyor. Kablo kapasitansı ve bazı FX pedallarının kötü input devreleri tarafından yaratılan negatif etkileri elemine ediyor.
- Op-amp temelli, müzikal ve son derece sessiz bir buffer devresi barındırıyor. Burda müzikal demelerinin sebebi yukarda bahsettiğim temel etkiler. Alet tamamen transparan değil ama son derece müzikal bir etkisi var seste. Bunu kendileride sitelerinde belirtmiş.
- Yukarda bahsettiğim gibi 3 çıkışa sahip. Bunlardan Transformer Isolated olanı (Iso’d diye geçiyor) ground loop, hum, gürültü gibi etkileri engelliyor ve phase önleyici bir switch (anahtar) barındırıyor. (Aynı anda 2 amfi veya preamp kullanırken oluşabilecek phase için)
=> Forum Linki: http://www.gitarpedal.net/forum/viewtopic.php?t=752 _________________ Arama'nın gücüne inanıyorum...
En son Perfectionist tarafından Çrş Eyl 30, 2009 3:39 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
Perfectionist Rack Uzaylisi

Kayıt: 21 Eyl 2007 Mesajlar: 2958
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:52 am Mesaj konusu: |
|
|
7.6 MIDI VE MIDI KONTROL PEDALLARI:
MIDI HAKKINDA:
MIDI, "Musical Instrument Digital Interface" açılımına sahip bir teknolojidir. Kullanım alanı aslında geniş olsada ben bu yazıda tamamen gitar ekipmanı için kullanımına değinmek istiyorum. (Ağırlıklı olarakta rack sistemlerdeki yerine) Basitçe gitaristler için gayet esnek bir şekilde kullanılan bir kontrol teknolojisi olduğunu söyleyebiliriz. MIDI, 2 temel mesaj yollamaktadır. Program Change (PC) ve Continuous Change(CC).
** Program Change(PC):
Bağladığınız ekipmana Program/Preset değiştirmesi için yollanan komuttur.
** Continuous Change(CC):
Bu mesaj şekli Program Change'den biraz farklı. 0-127 arası değer alarak daha esnek bir kullanım sağlıyor. Mesela CC mesajı atadığınız bir MIDI pedalınız ile tap tempo yu ayarlayabilr, preset değiştirmeden delay, chorus açıp kapayabilir, preampiniz destekliyorsa (mesela triaxis) gain ayarınızı değiştirebilirsiniz. CC ayrıca expression pedalların MIDI sistemde kullandığı mesaj çeşididir. Expression pedalınız 0-127 arası aldığı değerler ile delay süresinden genel ses değerine kadar birçok şeyi değiştirebilir bu sayede.
CC komutları altında anlatmam gereken bir konuda Momentary/Latching CC komutları. Çoğu kontrol ünitesinde bunu seçebiliyorsunuz. Momentary switchin çalışma mantığı pedala ilk bastığınızda CC #127 komutunu yollaması daha sonraki basışınızda CC#0 yollaması. Bu yüzden momentary switch tap tempo ayarı veya drumbox ın start/stop özelliği için kullanımı daha uygun bir komut şekli. Özet olarak 2 kademeli bir haraket yani. Latching CC komutları ise direk açma/kapama işlemi gerçekleştiriyor. Mesela preset değiştirmeden delayi,chorusu kapamak açmak isterseniz bu CC komutunu kullanmanız daha uygun. MIDI ile amfi kanalları değişitrilirken de bu tarz komutlar kullanılmakta.
MIDI channel dediğimiz olay ise şudur. MIDI totalde 16 farklı kanal kullanabilmektedir. Siz ekipmanınızın el verdiği ölçüde bu kanallardan faydalanabilirsiniz. Örneğin 2.kanal Preamp1 ve Preamp2 için işlem yaparken 3 ve 4 fx processorleri için işlem yapabilir. Bu sayede tek bir MIDI sinyali yollarken sinyali alıp/almamasını istediğiniz cihazları ayarlayabiliyorsunuz. Bunun haricinde OMNI mode vardır çoğu MIDI destekleyen cihazda. OMNI mode dinleme modudur (öğrenme modu). Cihaz hangi kanaldan sinyal geliyorsa onu işleme alır. Genelde yeni aldığınız cihazlar MIDI Channel 1'e ayarlıdır. Ama kanalları ayarlamak ile uğraşmak istemezseniz OMNI mode dan faydalanabilirsiniz.
Birde MIDI Map olayı var. Şimdi diyelim ki biz Preampimize ve FX Processorümüze 64 nolu Program Change komutunu yolluyoruz. Fakat Preampin bunun sonucunda 34. preseti FX Processorünün ise 12. Preseti çağırmasını istiyoruz. Bu durumda aletlerin kendi üzerinden MIDI map menüsünü açarak cihaza 64 nolu Program Change geldiğinde hangi preseti çağırması gerektiğini gösterebiliyoruz. Gayet kullanışlı bir özellik.
BAĞLANTILAR:
Temel olarak MIDI destekleyen bir cihazın arkasında göreceğiniz 3 giriş midi in/out/thru'dur. MIDI-In kontrol cihazını bağladığımız yer. (MIDI pedalımızın midi out çıkışından) MIDI-Out kısmını ikinci bağladığımız bir cihazı ilk bağladığımızın kontrol etmesini istiyorsak kullanırız. Thru ise sanırım en faydalısı. MIDI pedalınızdan çıkan komutu direkt Thru çıkışları sayesinde tüm rackinizde dolaştırabilirsiniz. Out/Thru ayrımına bir örnek vermek gerekirse şöyle basit birşeyden bahsedebilirz: Mesela preampiniz ve fx üniteniz var. Üstte bahsettğim gibi 64 nolu PC komutunu yollayalım ama preampimiz 34e fx processorümüz 12 ye map edilmiş olsun bu komut için. Şimdi eğer Preamp ve processor arası bağlantıyı midi out ile yaparsanız preamp 64ü okuyup 34ü çağrır fakat processore de 34ü çağırması için komut yollar. Eğer Thru çıkşını kullanırsanız direk pedalınızdan çıkan PC komutu çıkacağı için preampiniz komutu okur 34ü çağrır, sinyali aynen thru ile processore gönderir oda komutu okur map ettiği 12 nolu preseti çağrır. (Bazı cihazlarda midi out/thru olarak ortak bir çıkış var, sanırım bu direk thru olarak çalışıyor ya da cihaz içinden ayarlanabiliyor. Hiç böyle bir cihaz kullanma şansım olmadı)
Bağlantılarla ilgili başka bir konu da sanırım expression pedallar olabilir. 0-127 arası değerleri CC komutu olarak bir expression pedal ile yollayabildiğimizi yazmıştım. Piyasadaki çoğu MIDI kontrol ünitesi üzerinde expression pedal barındırıyor ya da expression pedal için girişi oluyor. Tek yapmanız gereken ilk kullanıcağınız zaman expression pedalın kontrol ediceği üniteden calibration yapmak. Daha sonra aynı calibration ayarı ile cihazınız desteklediği ölçüde her türlü parametreyi kontrol edebilirsiniz.
**Ayrıca MIDI kontrolü sayesinde artık Audio switcher cihazları ile herhangi bir amfinin kanallarını değiştirmek, tüm ekipmanı looplara ayırmak bu loopları istediğiniz gibi bypass etmek parallel, seri bağlamak mix etmek gibi opsiyonlar mevcut. Bununla ilgili tamamen ayrı bir yazı yazmayı planlıyorum o zaman detaylı olarak hepsini anlatıcam.
PHANTOM POWER:
MIDI kontrol cihazlarının kimisinde olan bir özellik ise mikrofonlardan da aşina olduğumuz phantom power olayı. Şimdi normal olarak MIDI kabloları 5pinli. Fakat MIDI kontrol cihazlarına power sağlamak için 7pinlilerde üretilmiş durumda. Ekstra 2pin sayesinde MIDI cihazına güç sağlanabiliyor. Tabi bunun için sadece kullandığınız MIDI kontrol ünitesinin 7pin girişli olması ve phantom power desteklemesi yeterli değil. Karşıdaki cihazında MIDI den power aktarabiliyor olması gerekiyor. 5pinli kablolar içinde aslında çözümler mevcut. Genelde MIDI için 5pinden sadece 3ü kullanılıyor. Dikkatli bir bağlantı ile diğer pinler power için kullanılabilir. Yada piyasada 7pin / 5pin uyumunu sağlamak için üretilmiş bazı cihazlarda var onlardanda yararlanılabilir.
TÜYOLAR:
MIDI ekipman kullanırken işinizi kolaylaştırmak için deneyebileceğiniz bazı triklerde var. Aklıma gelenleri yazmaya çalıştım.
** Etiketler: Eğer eskiden stompboxlardan oluşan bir pedalboard kullanmaya alıştıysanız CC komutları tercih etmeniz olası olacak. Fakat tüm MIDI kontrol cihazları üzerinde yazı görüntüleyebilecek kadar geniş bir LCD ekran barındırmıyor. Çoğu 3 rakam gösterebilcek kadar olabiliyorlar ancak. O yüzden MIDI kontrol cihazınızın pedallarının yanına veya üstüne zararsız küçük kağıtlar yapıştırmanız işinizi çok kolaylaştırabiliyor.
** Phantom power: Yukarda biraz daha detaylı anlattığım phantom power sayesinde sahnede MIDI kontrol cihazınızın yanına ekstradan adaptor takmaktan kurtulabilirsiniz. Bu durumda rackinize kontrol ve power için sadece 1 MIDI kablosu gidicek. Ayak altında dolaşan kablolardan kurtulmak için güzel bir seçenek bence.
** Not Almak: Ekipmanınızı ayarlarken kendinize ufak bir tablo yapıp hangi aleti nereye map ettiğinizi hangi kanalı kullandığını not alırsanız ilerde bir çok ton ve mapping biriktiğinde kafanızın karışmaması için kurtarıcı olabilir bu ufak tablo. Belki bir preamp ve fx processoru için pek işinizi kolaylaştırmayabilir. Ama ilerde 2 preamp 2 fx processoru 1 audio looper kullandığınız bir sistemi düşünün? Hangi loop hangi PC da değişiyor? O loopta ne var? O sırada fx cihazım ne çağrıyor? vs.. diye düşünerek zaman kaybedebilirsiniz.
** Relay Switch: Eğer relay switch destekleyen bir FX processor kullanıyorsanız bunu preamp veya tuner için (yada başka cihazlar için) basit bir switcher olarak kullanabilirsiniz. Örneğin gitar sinyalinizi rack tuner'a girip ordan geri kalan kısımlara yönlendiriyorsunuz. Tuner silent tuning için bypass işlemini destekliyor ve arkasında bunun için standart bir footswitch girişi var. Bunu kullanmak için footswitch girişine bir switcher pedal bağlayıp uzun bir kabloyla ayağınız altına çekebilirsiniz. Fakat ekstra kablo ve ayak altı kalabalığı demek. Eğer Relay switch özelliği olan bir processorünüz varsa tek yapmanız gereken bu relay ile tunerinizin footswitch girişini bağlamanız. Daha sonra relay switchi barındırdan cihazdan CC veya PC komutunu aldığında relay i açıp kapaması için programlayabilrsiniz. Bu yöntemi tabii ki sadece tuner için değil. Mesela 2 kanallı bir preampe de uygulayabilrsiniz yada aklınıza gelen bu mantıkla çalışan diğer aletlere..
** Audio & Amp Switching: MIDI ile gelen, bence en güzel şeylerden birtanesi Audio Switcher cihazları. Diyelim ki 8 tane çok sevdiğiniz pedalınız var hepsi stompbox ve hiçbirisi doğal olarak MIDI destekleyen üniteler değil. Sahnede "tek bir tuşa basarak" bu 8 pedaldan istediğinizi sinyal yoluna ekleyip/çıkartarak istediğiniz şekilde kullanmanız mümkün. Hatta Sound Sculpture firmasının ürettiği Switchbalde serisi cihazlar sayesinde "istediğiniz cihazı istediğiniz sırayla" kullanmanız mümkün. İstediğiniz loopları tekrarlayabilir, miks edebilir, split edebilir istediğiniz herhangi bir kombinasyon oluşturabilirsiniz. Ve bunu bilgisayar üzerinde kendi programını kullanarak lego oynarmış gibi yapmakta mümkün. Ayrıca şuan çoğu audio switcher lar yüksek kalitede relay ler kullanıyor asla tonunuzda bir eksilme veya zarar görme söz konusu olmuyor. Bunun yanında ben amfimin footswitcher inide kaldırmak istiyorum derseniz bunun içinde audio switcher lar ile kullanabileceğiniz amp switcher üniteleri de mevcut. Yukarda belirttiğim gibi bu konuyu çok detaylı bir şekilde başka bir yazıda anlatmayı planlıyorum.
EN ÇOK TERCİH EDİLEN MODELLER:
Piyasada çok sayıda MIDI kontrol cihazı olduğu bir gerçek ama belli başlı modeller çok fazla tercih ediliyor. Bende kısa kısa en popüler MIDI kontrol cihazlarına değinmek istedim. Daha detaylı bilgiyi üretici firmaların sayfalarından alabilirsiniz.
** Behringer FCB1010: Fcb1010 gerek fiyatı gerekse özellikleri ile çok fazla tercih edilen bir MIDI kontrol cihazı. 12 tuş 2 expression pedal 3digit LCD ekran ve birçokta ciddi özellik barındırıyor. Fcb1010'un bugüne kadar en çok negatif yorum alan yanı ise programlama zorluğuydu. Özellikle G-major ile kullanmak isteyenler zamanında baya acı çekti sanırım. Keza kendileri bir yahoo group bile açmışlar baya da mesajlaşılıyor. Ciddi aktif bir grup. Fcb1010'dan faydalanmak istiyorsanız yapabileceğiniz en güzel şey EEPROM güncellemesi. Behringerin sitesinden en son versiyonu indirip instructionları izleyerek EEPROM'unuzu yenisiyle değiştirebilirisiniz. Bu durumda eskisine göre çok daha rahat kullanılan bir cihaza dönüştüğü söyleniyor. Yeni versiyon güncellemeleriyle çoğu sorun aşılmış gibi.
** Rocktron MIDI-Mate: Fcb ile aynı fiyat aralığında olmasına rağmen FCB serisine göre çok daha az sorunlu bir cihaz. Expression pedal bulunmuyor üzerinde fakat girişi mevcut. Roland EV-5 gibi bir expression alıp rahatça kullanabilirsiniz. FCB'ye göre avantajı ufakta olsa preset isimleri için programlayabileceğiniz işlevsel bir LCD ekranı olması.
** RFX MidiBuddy 128: RFX'in basit ufak midi kontrol cihazı. Burda saydığım diğer tüm aletlerden farkı CC gönderemiyor olması. Sırf PC komutu yollayacaksanız tavsiye ederim çünkü ufak bir pedalboard ile güzelce kullanılabiliyor. 12 tuş expression pedalı yok. Fiyatıda listedekiler arasında en ucuzu.
** Roland FC200: Üretimden kalktı sanırım bu cihaz. Yerine FC300 çıkarılmış, ama onun hakkında pek bilgim yok. FC200 serisi 12 tuş + 1 expression pedal ile FCB1010 un babası gibi bişey. Dizayn olarakta birbirine oldukça benzer aletler fakat FC200 kullanımı ve programlaması çok rahat bir MIDI kontrol cihazı. Dezavantajı FCB1010 'un 2 katı kadar bi fiyata sahip olması.
** Voodoo Labs. Ground Control Pro: Listedeki en güçlü 2 MIDI kontrol ünitesinden birtanesi. LCD ekrana sahip olması hertürlü teknolojiyi ve programlamayı desteklemesinin yanında GCX audio switcher ile birleştiğinde çok güçlü bir ikili oluyorlar. Fiyatı yüksek olsada sahnede sizi kesinlikle çok ciddi rahat ettirecek bir MIDI controller.
** Rocktron All-Access: Listedeki en büyük en pahalı ve en geniş özelliklere sahip cihaz. Rackinizdeki tüm ekipman üzerinde her türlü kontrolü sağlamanızı sağlıyor. Ayrıca Voodoo Labs, CAE, Axxess gibi firmaların audio ve amp switcherları ile de tam uyumlu. En basitinden çok kullanışlı olarak nitelediğim Ground Control Pro bile aynı anda (simultane olarak) 8 PC veya 1 CC komutu yollayabilirken All Access 36 PC veya 36 CC komutunu yollayabiliyor. Ama açıkçası gereksiz derecede büyük olduğunu ve fiyatınında çok yüksek olduğunu düşünüyorum
=> Forum Linki: http://www.gitarpedal.net/forum/viewtopic.php?t=269 _________________ Arama'nın gücüne inanıyorum...
En son Perfectionist tarafından Çrş Eyl 30, 2009 3:42 pm tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
Perfectionist Rack Uzaylisi

Kayıt: 21 Eyl 2007 Mesajlar: 2958
|
Tarih: Cmt Mar 21, 2009 2:53 am Mesaj konusu: 7.7 SES GELİŞTİRİCİLER |
|
|
7.7 SES GELİŞTİRİCİLER:
Bu aletler ses geliştirilmesini amaçlayan sinyal işleyicilerdir. Sound enhancer, maximizer, exciter vb. isimler almaktadırlar. Genellikle sinyal yolunun en son noktasında kullanılırlar ve ses üzerinde EQ benzeri oynamalar yaparak sesin geliştirilmesini sağlarlar. Genellikle 19" rack formatında üretilseler de farklı modelleri mevcuttur. En popüler iki örnek BBE Sonic Maximizer ve Aphex Aural Exciter ürünleridir. Özellikle BBE maximizer isimli aletler, bass ve tiz frekansların kulağa ulaşma hızı üzerinde oynayarak sese netlik ve çözünürlük katarlar. Ülkemizde pek popüler olmasada Aural Exciter da geniş kullanım alanına sahiptir.
Yukarda da belirttiğim gibi kullanım yeri poweramp'ten hemen öncedir. Ya da kayıt yapıyorsanız sinyal yolunun en sonunda olmalıdırlar. Sevenleri de çoktur, sevmeyenleri de. Denendiğinde hissedilen ilk etki sanki hoperlörlerin önünde bir örtü varmışta onu kaldırmışsınız gibi olmakta. Sese gerçekten netlik kazandırır ama dikkatli kullanmak gerekir. Çünkü process ayarı arttırıldıkça, netlikle beraber sesin doğallığını da almaktadır. Sevmeyenler bu yönünü, yani sesi suni bir hale getirmesini öne sürerler. O yüzden bu eksiler/artılar yine "dene ve gör" metoduna dahil. Şahsi görüşüm mantığını, artılarını ve eksilerini bilerek, abartmadan kullanıldığında faydalı bir aygıt olduğu yönünde.
=> Ses Geliştiriciler İçin Örnek Modeller:
BBE Sonic Maximizer 482i, 362, Sonic Stomp (Pedal versiyonu)
APHEX 204 Aural Exciter / Big Bottom _________________ Arama'nın gücüne inanıyorum... |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|